SineGargara

Şüphenin Gölgesinde (1943)

oyausel - 14 Kasım 2009 18:56

(1 oy, ortalama: 4.00 / 5)
Loading ... Loading ...
Shadow Of A Doubt

Shadow Of A Doubt

Modern zamanın Amerikan banliyölerini dönem dönem sinemalarda izliyoruz. (Amerikan Güzeli, Makas Eller ve hatta Şeytanın Avukatı…) Eski filmleri, bize dönemin başlangıcının nasıl olduğuna dair ipuçları verdiği için çok seviyorum. Hele bunu yapan kişi Alfred Hitchcock gibi incelikli bir yönetmense, sanki filmin her karesinde tarihi bir ana şahitlik ediyorsunuz.

Öncelikle “Şüphenin Gölgesi” yönetmenin göz bebeği filmlerinden. Gerilimi ve cinayeti tipik bir Amerikan ailesinin içine sokuyor. Üç çocuklu, şehir keşmekeşinden uzak, kasaba halkı tarafından tanınan, babanın bir bankada memur olarak çalıştığı, birbirine sevgiyle bağlı bir ailenin başı nasıl belaya girebilir ki? Bu mükemmel tablo yıllardır onları ziyaret etmeyen Charlie dayının gelmesiyle bozulur. Ailenin mükemmelliğine uyumlu bir giyime, yakışıklılığa ve düzgün konuşma yetisine sahip dayımız aslında zengin dulları öldürerek onların parasını çalan bir seri katildir. Dayısının adaşı olmaktan gurur duyan, liseli güzeller güzeli yeğeni bu durumdan filmin adına yakışır bir şekilde şüphelenmeye başlar. Kendilerini dergi yazarı olarak tanıtan iki dedektifte de şüphelerini doğrularcasına olayın üzerine gider ve yeğen dayı arasındaki tehlikeli gerilim başlar. Her şeyin mükemmel görüldüğü bu evde ailenin diğer üyelerine hissettirilmek istenmeyen oyun sonunda patlak verir.

Filmde ailenin babasının ve en yakın arkadaşının “birbirimizi öldürsek hangi yöntemi seçeriz?” sorusuna yanıt ararken kurdukları oyun çok ironik. Ailenin ev işleri, bir kadının yapması ve yapmaması gerekenlere takılmış, kadın toplantılarıyla meşgul, aşırı duygusal annesi o dönemin kadın modelini çok iyi yansıtıyor. Henüz liseyi bitirmemiş bir kızın evlilik çağında olduğu düşünülmesi ise bir başka ayrıntı. Yaptığım tarihi bir araştırmada o dönemde zencilerin sadece kaldırım süpürdüklerini,otobüste bir beyaza her zaman yer vermek zorunda olduklarını öğrendim. Bunu filmde Hichcock zencileri sadece tren çalışanları olarak göstererek belli ediyor. Yine tarihi bir gözlem bence katilin dilinden Hichcock’un bakış açısını kara bir mizahla yansıtıyor. “Yaşlı ve şişko bir domuzu ne yaparsınız? Kesersiniz.” Filmin 1930 ları anlattığını düşünürsek o dönemde 1. dünya savaşından geri dönememiş bir çok askerin eşi dul ve yalnız. Aynı zamanda zengin. Ellerindeki bu gücü bol bol yemek yiyerek, büyük balolara katılarak, gereksiz lüks zevkleri için para harcayarak geçirmelerini sert bir dille eleştiriyor. Belki konunun üzerine biraz daha gitse katilin toplumsal bir görev yerine getirdiğini düşünerek hak bile vereceğiz.

Eski filmler, tarihi bir gezinti, yenilerin kimlerden etkilendiğini anlamak için bir kanıt, modanın hala kendini tekrar ettiğinin bir göstergesi, müzikte zamanında atılmış temeller ve hiç yaşamadığınız bir döneme karşı müthiş bir özlem.

Etiketler:
, , , , , , , ,

Yorum Yap


Zirve100 Sayac