The Day After Tomorrow (2004)
mustafa - 15 Kasım 2009 13:55

The Day After Tomorrow
Günümüzde oldukça gündemde olan bir konuyu işlemekte The Day After Tomorrow (Yarından Sonra): Küresel ısınma ve iklim değişiklikleri. Filmdeki kadar hızlı olmasa da Dünya’nın gidişatı ve hala alınmayan önlemler bizi kötü sona doğru sürüklemekte. İnsanların kafasında şöyle bir soru işareti olabilir; madem iklim ısınıyor, nasıl oluyor da bu bir buzul çağına sebep oluyor? Sorunun cevabını bulmak için lise coğrafya bilgisi ve biraz mantık yeterli sanırım. Artan sıcaklık kutuplardaki buzulların erimesine sebep oluyor, eriye buzullarını oluşturduğu dev soğuk su kütleleri okyanuslardaki büyük sıcak su akıntılarını etkiliyor ve buzullardaki soğuğun Dünya’ya yayılmasına sebep oluyor.
Filmimizde de bu şekilde gelişen olaylar anlatılmış. Kahramanımız Jack ( Dennis Quaid ) bir iklim bilimcidir. Kutuplarda yaptığı araştırmalar sırasında bütün dünyayı etkisi altına alacak ve yeni bir buzul çağını başlatacak büyük iklim değişikliğinin kanıtlarını bulur. Fakat bu değişim onun tahmin ettiğinden de daha çabuk olacaktır. Bütün Dünya’yı etkisi altına alan kasırgalar, dev dolu fırtınaları ve tsunamiler bu sürecin ne kadar hızlı gelişeceğinin kanıtlarıdır. Bir kaç hafta içinde olanlar olur ve kuzey yarım kürenin büyük bir bölümü buzul çağını yaşamaya başlar. Milyonlarca insan donarak ölür. Biz de kahraman baba Jack’in oğlunu kurtarmasını izleriz.

“Yarından Sonra” bir Hollywood felaket filminde görebileceğiniz tüm klişeleri bir araya toplamış. Dik kafalı bir başkan yardımcısı, boşanmış bir çift, bunalımdaki ergen, ergenin sevgilisi, tsunami, fırtına,namaz kılan müslüman cemaat, kahraman babanın oğlunu kurtarması ve filmin sonunda ne olursa olsun hayatta kalan insanların medeniyeti devam ettirmesi. Tabi bunu yaparken yine bolca Amerikan milliyetçiliği gözümüze sokulmuş.Filmi izlerken felaketten tırsan Amerikanın güney komşusu Meksika’ya sığınması ve Meksikanın onlara kapılarını açmasına oldukşa şaşırmıştım. Neyse ki bu şaşkınlığım uzun sürmedi, bunun karşılığında Latin Ülkelerinin bütün borçlarının silindiğini dış ses tarafından söylenince parçalar yerine oturdu biraz :).
Film her ne kadar klişelerle dolu olsa da seyredilmeye değer. Özellikle görsel efektler oldukça başarılı. Zaten yönetmen Roland Emmerich‘in yapmayı bildiği tek şey de bu sanırım.
Bunlar da ilginizi çekebilir
2012, felaket filmi, felaket filmleri, film, fırtına, küresel ısınma, Roland Emmerich, the day after tomorrow, yarından sonra


(3 oy, ortalama: 3.67 / 5)







Aralık 13th, 2009 on 10:20 pm
uzun zamandır cekilen eniyi efekt filmi olan bu filme hayranım bunu zorlayan da 2012 dir bence
Aralık 14th, 2009 on 11:04 am
İki filmin de yönetmenleri aynı.Roland Emmerich hep bu tarz bol efektli felaket filmleri çekiyor.