SineGargara

Vavien

oyausel - 30 Aralık 2009 22:31

(4 oy, ortalama: 4.00 / 5)
Loading ... Loading ...

Vavien

Vavien

Filmi izlemeden önce yapmanız şart iki iş var.

1.) Eller güzelce yıkanacak.(filmi izlediğinizde ne demek istediğimi anlayacaksınız.)
2.) Trajikomikin anlamını öğrenip gideceksiniz.(lakin bunun anlamını bilmiyorsanız filmden keyif almanız imkânsız. Böyle filmlerde trajik bir anda gülmeniz sizi kötü bir insan yapmaz. Cenazede gülmek gibi. O yüzden lütfen sinema salonlarında ıkınıp sıkınıp oturacağınıza özgürce gülün)
Yazarımız ve yetenekli oyuncumuz Engin GÜNAYDIN bizi Tokat’ta sıradan bir kasabaya götürüyor. Burada abisiyle ortak, elektrik üzerine bir dükkânları vardır. Oğlu ve eşiyle rutin bir evliliğin içindedir. Bu rutinlikten sıkılmış olacak ki Celal, biraz eline para geçsin ya da eşinden para yürütsün, soluğu abisiyle Samsun’da bir pavyonda alıyor. Burada ki bir uvertür şarkıcıya da fena halde aşık. O mesajlaşmalar, pavyon kapısı önünde heyecanlı bekleyişler onu adeta delikanlılık günlerine geri götürüyor. Fakat bu işler ne para yetiştirilebilecek ne de Celal’in gücünün(mafyaya karşı) yetebileceği gibidir. Arzuladığı kadın onu istememektedir. İşleri kötüdür. Yan komşusu ve rakibi ise büyük işler almıştır. Karısı ondan para saklıyordur. Bencil, kendini zeki zanneden aslında yarım akıllı, cesur karar veren fakat tavşan kadar korkak Celal’imiz tüm sorunlarının çözümünü karısını öldürmekte bulur. İki gün öldüğü gerçeğiyle yaşadığında aslında sorunlarının eşiyle alakalı olmadığını anlar. Artık parası da olduğuna göre sorun para da değildir. Karısı geri geldiğinde ise bu sefer Celal’i daha büyük bir sorun beklemektedir. Parasını çaldığı ve onu öldürmeye çalıştığı karısı ne yapacaktır. Öykü arasına serpiştirilmiş küçük hikayelerde sizi etkiliyor. Sürekli yiyen vekil ile vekillere bir gönderme mi var yoksa? Komşu kızıyla kırıştıran çocuk, şüpheci elektrikçi, güveçte kebap…

Aslında filme gitmeden konuyu okuduğumda gülmeye başladım. Cem Yılmaz’ın “Türklerden kovboy nasıl olur?” sorusuna cevap araması gibi ortada absürt bir durum vardı. Ve bu absürt duruma Taylan birader’ler olayı sanki yan komşunuzun yaşadığına inandırtacak kadar doğal ele almışlardı. Piknik sahnesindeki kareler, yaşadıkları evin kullanımı, sofalardan sızan ışık oyunları çok etkileyiciydi. Senaristimiz Engin GÜNAYDIN umarım bir süre oyunculuğa ara verip kalemine sarılır. Çünkü böyle bir kalemden daha çok güzel, özgün, etkileyici hikaye çıkacağına eminim. Şu dönemde de Türk sinemasının buna çok ihtiyacı var. O yüzden bizi lütfen öykülerinden mahrum bırakma. Oyunculuklara gelince. Engin GÜNAYDIN her ne kadar Burhan’dan uzak durmak istese de kendine TOKAT’LI , bencil, pasif, yüzsüz ve agrasif bir karakter çizmiş. Benzerlik inanılmaz, bu yüzden diğerlerinin yanında sadece kendini tekrar etmiş diyebilirim. Fakat Binnur KAYA. Saflığına bazen kızacak, babasıyla yaptığı telefon görüşmelerinde gülecek, duygusal çıkmazına sizi de çekip onunla beraber ağlatacak. Settar TANRIÖĞEN’NİN Neşet ERTAŞ ile yaptığı saz solosunu sonunda alkışlayacak, Engin GÜNAYDIN’I korkutuşlarında sizde ürkeceksiniz. Oyunculuk atölyelerinde ders olarak gösterilecek bir oyunculuk izlemeye hazır olun ve keyfini sürün. Müzik kulağınıza gelmeyecek. Filmi müziksiz, müziği filmsiz düşünemeyecek(Atilla ÖZDEMİROĞLU iyi ki varsın) kadar çok harmanlanmış bir 2 saat geçireceksiniz ve benim gibi filmden mutlu çıkacaksınız. Fakat eve geldiğinizde bu filmin sonunun yönetmen ve senaristin iç rahatlığı için iyi bittiğini, aslında gerçek hayatın böyle olmadığını hatırlayacak başka bir son aklınızdan geçirip üzüleceksiniz.

Oya Coşkun Üsel
 
Tür : Komedi / Dram
Gösterim Tarihi : 18 Aralık 2009
Yönetmen : Yağmur Taylan  Durul Taylan
Senaryo : Engin Günaydın
Yapım : 2009, Türkiye 

Oyuncular : Engin Günaydın , Binnur Kaya , İlker Aksum  , Settar Tanrıöğen , Serra Yılmaz 
Etiketler:
, , , , , , , , , ,

Yorum Yap


Zirve100 Sayac