Film Tanıtımları
Buz Devri 3:Dinazorların Şafağı (2009)
mustafa - 20 Temmuz 2009 21:19

Buz Devri 3: Dinazorların Şafağı
Hani spor gazetelerinde vardır ya; maçtan rakamlar diye bir bölüm hazırlanır, maç ile ilgili ilginç istatistiklere yer verilir… İşte Buz Devri 3:Dinazorların Şafağı filmi için böyle bir istatistik sunmak istedim :) Sayımız 3… Buz Devri serisinin Buz Devri ve Buz Devri 2′den sonraki 3. filmi. 2006′da vizyona giren serinin ikinci filminden 3 yıl sonra vizyona girdi. Ve serinin 3 boyutlu olarak izlenebilen ilk filmi.
Buz Devri serisi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gördü. İlk filmde kahramanlarımız şirin bir insan yavrusunu ailesine ulaştırmaya çalışıyordı. İkinci filmde buzullar erirken yeni kahramanlarla tanıştık. Kendini sıçan sanan bir mamut ve onun 2 sıçan kardeşi. 3. filmde ise işin içine dinazorlar da giriyor ve ortalık oldukça karışıyor. İlk iki filmin başarısı nedeniyle serinin son filmi için beklentiler oldukça yüksek. (Yazının Devamı…)
buz devri, buz devri 3, buz devri 3:dinazorların şafağı, buz devri fragman, dinazorların, ice age 3, şafağı, scrat, sit, sith
Slumdog Millionaire (2008)
mustafa - 26 Nisan 2009 13:18

Slumdog Millionaire
2008 yılının belki de en iyi filmi ile karşınızdayız. Slumdog Millionaire benim de son zamanlarda izlediğim en iyi film olmayı başardı. Ülkemizde “Kim 500 Milyar İster” adıyla yayınlanan ve orjinal adı “Who Wants To Be A Millionaire?” olan yarışmanın Hindistan versiyonuna katılan bir gencin son soruya gelene kadarki masalsı hikayesini anlatıyor film. Aslında filmin başında izleyiciye sorulan sorunun yanıtını arıyoruz bütün film boyunca;
Jamal Malik’in 20 milyon rupi ödül kazanmasına sadece bir soru kaldı.
Peki bunu nasıl başardı?
A: Hile yaptı
B: Şanslıydı
C: Bir dâhiydi
D: Alın yazısıydı (Yazının Devamı…)
Dany Boyle, Dev Patel, film, Jamal Malik, kim 500 milyar ister, milyoner, Saurabh Shukla, Slumdog Millionaire, tanıtım, who wants to be a Millionaire
The Dark Knight (2008)
mustafa - 25 Nisan 2009 17:28

The Dark Knight
Geçtiğimiz hafta sonunun filmi Batman - The Dark Knight idi. Aslında bu filmi evde değil de sinemada izlemeyi çok istemiştim. Ama küçücük karakolda sinema olmadığı için kaçırdım tabi bu fırsatı :). Askerlik bitince de ilk işim The Dark Knight’ı edinmek oldu. Ama o kadar çok film birikmiş ki, ona ancak geçen hafta sonu sıra geldi. Filmin IMDB’de zirveyi zorladığını duymuştum, filmi izleyen arkadaşlarım Heath Ledger‘ın performansından bahsediyordu. Genellikle bir filmi izlemeden önce o film hakkında yapılan yorumları okumam. The Dark Knight için de aynı şekilde davrandım. Filmi oturup bir solukta izledim.
Öncelikle belirtmek isterim ki Gotham City’nin atmosferini beğenmedim. Çocukluğumda Batman hayranıydım, çizgi filmlerini izler, çizgi romanlarını okurdum. Tim Burton ustanın çektiği ilk iki Batman filmi (Yazının Devamı…)
batman, Christian Bale, Christopher Nolan, film, Heath Ledger, joker, Morgan Freeman, sinema, the dark knight, Tim Burton
WALL·E (2008)
mustafa - 18 Nisan 2009 14:43

Wall E
Uzun zamandır seyredilecekler listemin en üzt sıralarındaydı WALL·E. Az önce izleme fırsatı buldum. İzledikten sonra da kendime kızdım neden bu kadar geç kalmışım diye. Toy Story, Monsters Inc., Finding Nemo gibi animasyon harikalarını yaratan ekibin elinden çıkmış bir başka animasyonla daha karşımızda Pixar Studios.
Hikaye 2700′lü yıllarda geçiyor. Yüzyıllar boyunca insanoğlu tarafından hunharca kirletilen dünyamız tam bir çöplüğe dönüşmüştür. Denizler kurumuş, yeryüzünde yaşam sona ermiştir. Dünyayı terkeden insanoğlu dev uzay gemilerinde varlığını sürdürürken, dünyayı temizlemesi için temizlikçi robotları dünyada bırakmışlardır. İşte kahramanımız Wall E de bu temizlikçilerden biri.Yüzyıllarca dünyayı temizlemek için saçını süpürge etmiştir adeta Wall E. Küçük bir konteynırda yaşar, çöplerin arasından bulduğu eski filmleri seyrederek (Yazının Devamı…)
animasyon, bilim kurgu, dünya, film, pixar, robot, uzay, wall E
Le Fabuleux Destin d’Amélie Poulain
mustafa - 14 Mart 2009 20:28

Amelie
Blogumuz henüz açıldı. Elimi çabuk tutup ilk yazıyı ben girmek istedim. Tabiki ne hakkında yazacağımı fazla düşünmeme gerek yok, en beğendiğim filmle başlamaya karar verdim. Le Fabuleux Destin d’Amélie Poulain. Aslında bu yazı için başka bir blogda, sinepil‘de yazdığım yazıdan faydalandım, kendi yazımı kaynak göstermiş oluyorum yani
Aslında Amelie’ye film demekle biraz haksızlık etmiş oluyoruz. O bana göre tam bir sanat eseri, her sahnesi ünlü bir ressamın elinden çıkmış birer tablo sanki. (Yazının Devamı…)
amelie, audrey tautou, Jean-Pierre Jeunet, Le Fabuleux Destin d'Amélie Poulain, mathieu kassovitz, yann tiersen









(10 oy, ortalama: 4.30 / 5)
(7 oy, ortalama: 4.00 / 5)